1 Mart 2010 Pazartesi

GECEN GÜNLERIMIZ.....

                Evet,epey oldu yazamadim...

                Kafamda hep birseyler ekledim durdum ama...

                Simdi neler neler yaptik sirasiyla bir bir anlatacagim size...

                Bi ara tatilimiz oldu,bir hafta kadar,bazi günleri disarda gecirdik.Bazi günler evde kaldik,evde kalmayida seviyoruz biz kizlarla...

                Aslinda suan tamda gün gün hatirlayamayacagim,ama bazi resimler cektim.

                Zeynep'i o cok istedigi "Zauber Schule" kursuna götürdüm,bayagi zahmetli oldu ama! Iki hatta üc vasita kullandik...Önceden hazirlik yapmaya firsatim olmadigi icin hata etmisim,(adres ve otobüs numaralari elimde oldugu icin kolay sandim)cok kolay görünsede,bazi yanlis yönlerdirmeler oldu,ama kizimi tam saatinde oraya yetistirmeyi basardim...

               Bayan ögretmen,türkce konusmayi ögrenmis olsada,bizler kadar sempatik degildi.Cok soguk ve sessizdi..Önce kizimla tanismasini beklerken,kurs ücretini ödeyip ödemedigimizi sordu,parayi aldi v.s...

              O yüzden icerde fotograf cekmeyi unuttum...

              Burasi cok eski bir sato,ama kücük bir sato,burda daha büyükleride var...

                                                             

                        Zeynep icerdeyken bende kafeterya gibi ama tam teferruatli olmayan,iki kücük oda ve mutfaktan olusan bir yerde beklemek zorunda kaldim,cünkü tekrar Nürnberg'e dönüp ve tekrar Zeynep'i  almaya gelmem cok sacma olacakti,üc saat orada oyalandim....

                       Aslinda oyalanmak kelimesi cok dogru olmaz,satonun temizliginden sorumlu bir bayan, sansliydimki,kendisi bir Türk'tü,vaktin nasil gectigini anlamadim...Cok konuskan,yaklasik kirk küsür yaslarindaki bayan yanliz yasiyormus,heyecanlandiginda kekeliyordu ama cok tatli bir konusmasi vardi...Ben cok sevdim onu,bol bol konustuk,birseyler yedik beraber...O'nun resmini cekmek inanin aklima gelmemis,simdi hayiflandim,cünkü kendisinin giyim tarzida cok hostu,degisikti...


                                        
                                          Burasi kafteryanin giris kapisi,kapilarin arkasinda cok hos motifler var.                       
                                                                                  

                                                 
                                                                             

                                                                               
                       Duvardaki tablolar bildigimiz gazete kagitlarinin bükülüp yan yana tabloya sokulmasiyla ortaya cikmis,degisik sekillerde verilmis,evimizde belki kullanmak istemeyiz ama bence cok ilgincti,hem kendimizde bunu rahatlikla yapabiliriz,hatta cocuklarla bile basarilabilir...

                                                                                        
                                  
                                                                            

                                                                          
                                      


                         Yerler tas,cok eski,dokunulmamis hicbirseye...Sadece mutfak yeni.Ikinci kata cikmadim,biraz cekindim,ara sira ögretmenler girip cikiyorlardi,ilk kez geldigim icin nasil davranmam gerektigi konusunda karasiz kaldim ve kendimi cok yabanci hissettim...Evimden cok uzakta oldugum icinde bir hayli tuhaftim,Ilayda yanimda degildi birazda ondan sanirim,yani basimiza bir kaza gelse,o anda  cocugumdan uzakta olmak cok kötü bir duyguydu benim icin...Neyse sagsalim eve döndük...


                                                                      
                     
                       Maalesef Zeynep'in hayal ettigi gibi birsey degilmis,ben biliyordum ama ona fazla detay  vermek istemedim,kendisi görsün,sürpriz olsun istedim...Olsun sonucta yeni yerler gördük,yeni insanlar tanidik,hem yoluda ögrendik,birdahaki sefere daha kolay orada oluruz,ben sevdim aslinda,cok sessiz bir köy ama,cok az insan yasiyor olmali yada...Zaten merkezler disinda  Almanya'da gündüz sokaklarda insan pek göremezsiniz,gece ciktiginizda ise hepsi disardadir....

                    Bu tür programlari heryerde birakilan katolglardan buluyorum,cocuklarin yaslarina göre hersey düzenlenmis sekilde,adresleriyle birlikte birakiyorlar..Faaliyet cok fazla ama ben hepsine yetisemiyorum...Mesela dün aksam saat 6'dan 10'a kadar biryerden Zeynep icin yer ayirtmam gerekiyordu,ama o saatte daha havuzdan cikamamistik,rahat görüsebilmek icin evden aramak istedim ama olmadi...
                    Cok fazla tiyatro gösterisi,kuslar ve partiler oluyor ama cogunu bazen kendi isleinizden,bazen yorgunluktan bazende hastalik gibi sebeplerden dolayi katilamiyorsunuz...Ama cok istedigim yerler icin ayricalik yapiyoruz tabii,mutlaka gidiyoruz...

                    Kücük bir ayrinti vermek istiyorum aslinda,cok tuhaf gelecek size ama ,anlatmak istiyorum.

                    Zeynep üc yasindayken bu "Der kleine Eisbär" oyununa götürmek icin,yer bulamayacagimi düsünerek yer ayirtmak istedim.Telefon actim.Karsimdaki bey herkimse hala bilmiyorum,ismimi ve konusmami duyunca yabanci oldugumu anladi ve nedense"Türkmüsünüz?" diye sordu,ama gülerekten,dalga gecer gibi...Ben  o anda cok garipsedim ama yanlis hatirlamiyorsam sadece "evet Türküm"diyebildim!Adam sasirdigini,ilk defa bir Türk'ün kendi tiyatrolarinda yer ayirtmak icin telefon actigini söyledi!Cok sasirmistim ama adamin konusma tarzida hic hosuma gitmemisti,ama yinede gittim tabi,iyiki gitmisim...

                   Evet maalesef burdaki Türk vatandaslarimiz henüz buranin varligindan bile haberdar degiller!Burada dogmus büyümüs cocuklar bile...herkese söylüyorum,tekliflerde bulunuyorum ama henüz kimse gelmedi bizimle beraber...Simdi ise Zeynep "anne ben tiyatrocu olmak istiyorum"diyor,cok hosuma gitti fakat ben yinede,nolur  nolmaz diyerekten,"kizim,insan hem bir meslek ögrenip hemde oyuncu olabilir,bu cok zor olmaz.."falan gibilerinden bir konusma yaptim,dinledi beni ama tam anlamadi...Daha cok kücük...

                  Birde cocuklarimin mutlaka nir müzik aleti calmayi ögrenmelerini cok arzuluyorum,ben elimden geleni yapip onlara bunu sevdirmeye calisirim ama siz ne kadar istesenizde bu cocugun kendiyle alakali,yani zorlamayla olmaz...Zeynep'e kütüphaneden calgilarla ilgili bir kitap aldim,isimlerini okudu,bazilarini ben bile tanimiyorum,cok garip isimleri var,bakalim,hangisini sececek...Müzik aletleri satan bir dükkan hemen alt caddede,cok eski bir yer adi"JOJO Müzik",hem dükkanda derste veriyorlarmis,her türlü müzik aleti bulmak mümkün,tabi en fazla gitar satiyorlar,cünkü cok fazla talep var gitara..Zeynep'in bir gitari var zaten,iki sene önce dedesiyle anneannesi,ona dogum günü hediyesi olarak aldilar,cok istiyordu cünkü...Iste bir türlü kursa baslayamadik yasi kücük diye ama dükkan sahibi bayan,"dört yasin alet calmayi ögrenmek icin dogru bir yas oldugunu söylemisti bize"biz babasiyla erken dedik ve bekledik,simdi ise arastirdim,uygun biryer buldum ama yasi tutmuyor,daha büyük ariyorlar,12 yas siniri var,sanirim biz evimize yakin olan Jojo'yu tercih edecegiz...Mart ayi icin sözlestik,ama önce deneme yapacagiz,istersek baska bir aletlede devam edilebilir...

                Bilmiyorum ama cok uzun oldu galiba,simdilik bizden haberler buraya kadar,insallah yarin devam ederim...

                Sevgiyle kalin,yeniden görüsmek dilegiyle,iyi,neseli bol kazancli bir hafta diliyorum hepinize...  

                    
                      
                                                                             
            

4 yorum:

SEVGİ dedi ki...

güzel bir gezi olmuş...
çocuklar için bir çok şey yapmaya çalışıyoruz ama size söyleyeceğim onlar isteyerek yapınca bir şeye sahip çıkıyorlar...
istedikleri sporu yapınca ve isteyerek yaparlarsa müzik aleti çalıyorlar.
bende iki oğlum için bazı şeyleri yapmalarını çok istiyorum ama istemeden yapınca ilerlemiyor...

Tiyatro ve benzeri şeylerde çocuklar için gerçektn çok olumlu sonuçlar veriyor...
sevgilerimle

Serpil dedi ki...

Cok haklisin Sevgicim,cocuklarin icinden gelirse olur hersey,tek dilegim zorlamadan gerceklesir insallah...

Sevgiler...yeniden görüsmek dilegiyle...

Kral Çıplak dedi ki...

Aslinda cok ilginc bir gezi olmus. Ilerde fototgraflar bile onu heyecanlandiracak, buna eminim. Canim annem diyecek, meger seninle neler neler yapmisiz, o ana bana sykycy gelen, ama simdi en sensiz yasadigim en eglenceli seye bedel, deger!
Umuyorum, umuyoruz, bir gun boyle diyecekler:(

Fevkalade

Serpil dedi ki...

Insallah böyle düsünürler Fevkalade,ben aslinda sadece bunu düsünerek acmadim bu sayfayi ama,ara ara,ilerde hatira kalacagi icinde sevinmiyor degilim tabii...

Aslinda hergünümün her anini yazasim var ama maalesef son alti aydir kafamdaki doluluktan,elim varmiyor,üzülüyorum.Insallah cabucak herseyi yerli yerine oturtabilirim.

Sevgiler,tesekkürler yorumun icin ayrica.