13 Temmuz 2014 Pazar

Kendimce.



Yazmak istiyorum biraz.

Pek bi duygusalim suan,heyecanliyim ama niye,kimbilir?insanlar vatanina gidiyor diye olabilir,ev bulduk gibi olabilir,hayatimiza katilan yenilikler olabilir,uzun zamandan beri görüsmedigimiz insanlari gördük,ondan olabilir,konustuk konustuk tatli tatli,ondan olabilir...

Pudram bitti gecenlerde,(aslinda 3 hafta oldu!)

Almadim yenisini.

Neden bilmiyorum,onsuz cikmazken yillardir kendi halime biraktim kendimi...

Sanki yüzümde yaralar bereler var!yillardir onu kullaniyorum,biraz cil biraz leke hepsi bu!

Pudrasizda elime yüzüme bakilabiliyormus onu farkettim,iyice kendi dogalligima eristim gibi...

Cok kilo aldigimi farkedince biraz canim yandi ama onuda kabullendim yine, bana kücük gelen ne varsa topladim bosalttim dolabimi!

Hayatin cok kisa oldugunu ve de hemen bitiverecekmis gibi hissetmenin beni ne kadar yordugunu farkettim...

Suyu kullanirken nasil aci cektigimi ise kimse bilmez!

Ne kadar sükrettigimi her seferinde...

Hic bir ama hicbirseyin sagliktan öte gecemedigini...

Bu yüzden kendimize cok iyi bakmamiz gerektigini her an düsünmekten yoruldum.

Gittikce tuhaflasiyorum...

Yorgunlugun bana ne kadar iyi geldigini farkettim,boslukta delirdigimi ayrica!

Ne kadar erken kalkarsam o kadar  fit oldugumu,cok uyuyunca sakarlastigimi zaten biliyorum ben...

Artik yeni bisi istemiyorum kendim icin...

Bir türlü hayatima sokamiyorum yenileri,eskiyi severim ben cünkü!

Doganin tam ortasinda  yasamayi öyle cok istiyorum ki!!!


Biraz kendime gelene kadar simdilik hoscakal sevgili blog...


video




3 Temmuz 2014 Perşembe

EVDE MONTOSSORI EGITIMI NASIL VERILIR !

Montossori  Egitim Modeli aslinda bir YASAM FELSEFESI dir.!

Bu Felsefe kapsaminda  AILE  ortaminizda üzerinde durulmasi uygun olan öneriler söyle;

_ Öncelikli olan cocuga sunulacak etkinliklerin " Gercek Objeler" esliginde olmasidir.

_ Montossori ve diger EGITIM SISTEMLERI  hakkinda bilgi edinin.

_ Insan Canlisi gelisim dönem özellikleri hakkinda ayrintili bilgi  edinin. Bu size COCUGUNUZUN yasa bagli ihtiyaclari ve zevk-meraklari hakkinda ipucu saglayacaktir.

_ Cocugunuzu, onu RAHATSIZ etmeden gözlemleyin.

_ Onu  TANIMAYA CALISIN!

_ Cocugunuzun GIYSI DOLABINDA ,ona SECIM HAKKI  tanidiginizda, sizin icin SORUN OLMAYACAK  giysiler bulundurun!

_ Uykuya gecis ritüeliniz SEVGI DOLU OLSUN!

_ CEZADAN KACININ!

_ KITAP OKUYUN, cocugunuzu  ancak böylelikle okumaya tesvik edebilirsiniz!




_ Cocugunuza ait bir KÜTÜPHANE  olsun.





_ Okula  ZAMANINDA  götürün ve zamaninda okuldan cocugunuzu alin!

_ Cocugunuzun yas seviyesi müsaade ettigince  ÖZ BAKIM ihtiyaclarini karsilamasini saglayin!

_ Mümkün ise cocugunuz ile birlikte bir BITKI YADA HAYVAN YETISITIRIN!




Bunlar bizim ilk domateslerimiz! Birde biberler ve salatalik var...




_ Mümkün oldugunca TELEVIZYON ve TEKNOLOJIK  ÜRÜN  kullanimina dair KISITLAMALARINIZ olsun! Fakat, bu ürünlerden mahrum kaldigi saatler icin EGLENCELI alternatifler olusturmayi da ihmal etmeyin...
 
_ SORUMLUKLUKLAR verin!

_ Kendini KORUMAYI ögretin!

_ EV ADRESINIZ; TELEFON NUMARANIZ, ANNE ve BABA adini ögrenmesini saglayin!

_ Aile HIKAYELERINIZI siklikla anlatin!

_ Saglikli beslenmeye TESVIK EDIN.! Öncelikle örnek olun.!

_ Yemek alisverisi yaparken BESINLER HAKKINDA  konusun!

_ Trafikte  giderken CEVRENIZDEKILER hakkinda konusun!

_ SPORA  yönlendirin!

_ Erken yasta YÜZME ögretin...

_ Dogal ortamlarda, GÖNLÜNCE HAREKET etmesini saglayin...

Özellikle 0-6 yas dönemi cocuklarin bilissel  becerilerini gelistirmeleri amaciyla uygulanan Montossori metodunun amaclarini daha evvel postlarimda vermistim,bunlarda hayatimizi kolaylastiracak cok güzel fikirler ,elbetteki cogunu uyguluyoruz,fakat belkide hala bilincinde olmadigimiz seyler vardi, mesela ben aile hikayelerini anlatma  pek aklima gelmez fakat cok faydali biliyorum....

Kizlari göndermek kismet olmadi ama oglumu böyle bir okula kayit ettirmek istiyorum ...

Netten buldugum bir bilgiydi,alintidir arkadaslar...

Hepnize kolayliklar diliyorum,

sevgiler


SERPIL:


_

29 Haziran 2014 Pazar

1 1/2 _ 2 ve 2_3 yas cizimleri....

Merhabalar herkese!

Hayirli Ramazanlar diliyorum öncelikle,dualarimiz tüm ibadetlerimiz kabul olsun insallah...

Bu da eski bir postumdan,aklima düstü.biliyorumki eski postlarimiza girip bakma lüksümüz yok,hepimizim mesguliyetleri su yalan dünyada oldukca fazla!

Bende ara ara yeni birseyler girmek adina bunlari tekrarlamak istiyorum...


 
 
Hepinize sevgiler... 




25 Haziran 2014 Çarşamba

EGER BIR COCUK !...

 
  Sürekli elestirilmisse,              
      kinamayi ve ayiplamayi ögrenir...

      Kin ortaminda büyümüsse,
      kavga etmeyi ögrenir...

      Alay edilip asagilanmissa,
      SIKILIP utanmayi ögrenir...

      Devamli utandirilarak terbiye edilmisse,
      kendini suclamayi ögrenir...

      Eger bir cocuk,

      Hosgörü ile yetistirilmisse,           
      sabirli olmayi ögrenir...

      Övülmüs  ve begenilmisse,
      takdir etmeyi ögrenir...

      Hakkina saygi duyularak büyütülmüsse,
      kendine güven duymayi ögrenir...

      Güven ortami icinde yetismisse,
       inancli olmayi ögrenir.

       Aile icinde dostluk ve arkadaslik görmüsse,
       bu dünyada MUTLU olmayi ögrenir.
          
                                              Dorothy Nolte.

  Bu güzel yaziyi Dogan Cüceoglu cevirmis  Türkceye...
 


Bizler acaba, sevgili cocuklarimizi nasil yetistiryoruz dersiniz,eminim bunlardan birisi  bizim yetistirme tarzimiz,yada birkaci? ne  dersiniz,ben cok merak ediyorum, fikirlerinizi bekliyorum efendim...


Eski postlarimdan biriydi yeniden yayinlamak istedim!

Sevgiler.

SERPIL.

24 Haziran 2014 Salı

MONTOSSORI 2.BÖLÜM...

 Birinci kisima ekleyemedigim postumun devamidir bu ikinci kisim,

Montossori , başka eğitim sistemleriyle karşılaştırıldığında çocuklara sağlanan olanaklar sayesinde, kendi seçimlerinin eğitimcinin onları isteklendirmesinin yerine geçtiği kendi eylemleri sonucu hataların denetlenebildiği bir eğitim sistemidir.

Montessori eğitimi temelde kişiliğin oluşumu üzerinde durmaktadır.

Maria Montessori bunu açıkça şu şekilde ifade etmektedir: “Eğitimde metot değil, insan kişiliği göz önüne alınmalıdır.

  • Çocuk, özeldir, tektir.
  • Kendine has bir varlıktır.
  • Çocuk etrafındaki maddesel dünyayı absorbe eder, gelecekte yetiştireceği kişi modelini biçimlendirir.
  • “Çocuk, insanların mimarıdır.” Bu mimarlar farkında olmadan içlerindeki inşa planına uyarak kendi ritimleri doğrultusunda kendilerini geliştirmeye çalışırlar.
  • Bu gelişime yetişkinler etki edemezler çünkü onlar inşa planını bilmemektedirler. Ancak, bir yetişkinin zamansız müdahalesi ya bu inşa planını tahrip edebilir ya da yanlış bir yöne yönlendirebilir.
  • Montessori Eğitiminin temel taşlarından birisi hazırlanmış çevredir. Çocuklar hazırlanmış çevredeki Montessori materyallerinden, bireysel ilgi ve eğilimine göre bağımsız olarak seçim yaparlar.
  • Montessori okullarında çocuklar, istedikleri materyalle, istedikleri zaman, istedikleri yerde calışırlar.
  • Çocuklara istedikleri kadar tekrar etme imkanı sunulur. Erken öğrenen yeni bir çalışmaya geçebilecektir, çünkü öğrenmede herkesin farklı bir ritmi vardır.
  • Materyallerdeki hata kontrolü çocuğun kendi hatasını bulmasıyla gerçekleşir. Başka birinden uyarıya, onaya ve düzeltmeye gerek kalmaz. Kendi kendisini düzeltmesine olanak sağlar. Böylece yetişkinden bağımsızlaşmak doğal olarak gerçekleşir.


Çocuğun güçlü bir karakterde yetişmesini sağlamak için “bir bakıma fiziksel ve ruhsal bir hijyene” ihtiyaç vardır. Bu durumda yetişkinlerin görevi çocuğun içindeki yeteneği ve gizil gücü uyandırmak ve onları gelişim sürecinde desteklemektir.
Montessori okullarında çocuklar, istedikleri materyalle, istedikleri zaman, istedikleri yerde calışırlar. Dolayısıyla Montessori yönteminin özü, çocuğa önceden hazırlanmış bir çevrede kendi kendini geliştirebileceği şekilde hareket ve faaliyet özgürlüğü tanımayı amaçlayan, kendi kendine oluşan ve gelişen bir yöntem ve sistem anlayışıdır.
“Çocuğa hazırlanmış bir çevrede, çocuğun kişiliğini oluşturması için özgürlük tanıyan, kişiliğinin gelişim sürecini destekleyen, çocuğun kendi onuru içerisinde bireyselleşmesi ve sosyalleşmesini ciddiye alan, bireye özgü adil bir eğitimdir.

 Her iki yazida netten alinridir arkadaslar.Burda Montossori Okullari var,ben yollayamadim ama cok isterdim! Daha fazla bilgi edinmek icin bazi linkler ekliyorum....




23 Haziran 2014 Pazartesi

MONTOSSORI EGITIMI nedir nasil ortaya atilmistir!


Montessori Eğitimi
İtalya’nın ilk kadın doktoru, pedagog ve antropoloji profesörü Maria Montessori (1870-1952) yüzyılın başlarında  her bir çocuğun bireyselliğine azami ölçüde uyan bir pedagoji geliştirir.
Bu, çocuğun bireysel becerilerine ve ilgi alanlarına, bireysel öğrenme hızına ve karakter özelliklerine uygun bir pedagojidir.



1899’da Roma’da zeka geriliği olan tüm çocukların yollandığı yeni orthophrenic okulunda yöneticiliği sırasında zihinsel eksikliğin sıklıkla pedagojik bir problem olduğuna hüküm verir.
Zihinsel engellilerin eğitimi konusunda aradığı bilgileri Itard ve Séguin’in çalışmalarında bulur ve bu yöntemleri temel alarak kendi yöntemini geliştirir. Eğittiği bir grup engelli çocuk devlet yeterlilik sınavlarında normallere yakın bir başarı gösterir.
Herkes bu başarıdan dolayı mutludur, ancak Dr. Montessori bundan o kadar etkilenir ki zekâ seviyeleri normal olan sağlıklı  çocukların nasıl olup da engelli çocuklarla karıştırılacak kadar istikrarsız olabileceklerini anlamaya çalışır.
6.Ocak.1907 Montessori ilk çocuk evini kurar: Casa dei Bambini


Maria Montessori 1907 yılında ilk çocukevi “Casa dei Banbini”de engelli olmayan çocuklarla çalışmalarında yaptığı gözlemlerde çocukların nelerden hoşlandıklarını ve nelerden hoşlanmadıklarını saptar. 

 Maria Montessori çocukların;

  • ödüllerden
  • cezalardan
  • yetişkin tarafından programlanmış eğitimden
  • oyuncaklardan
  • şekerlemelerden
  • öğretmen masasından
  • toplu derslerden

 hoşlanmadıklarını,

 özgür seçimden,

  • hatalarını kendilerinin denetiminden,
  • • hareket etmekten,
  • • sessizlikten,
  • • sosyal ilişkilerini kendileri tarafından kurulmasından,
  • • çevrenin düzenli ve temiz olmasından,
  • • özgür faaliyete dayalı bir disiplinden,
  • • kitapsız okuma ve yazmadan
  • • alıştırmaların tekrarından,

hoşlandıklarını gözlemledi.

Eğitim sistemini çocuktan yola çıkarak kurdu.

16 Haziran 2014 Pazartesi

Nihayet MIM lere cevaplarim!

Sevgili  Deep  ve Fraise Browni ( Asli) ve Jale hanim kisa bir süre  önce benide mimlemislerdi!

kendilerinden cok özür dileyerek ve de kisa kisa cevaplar vermeye calisarak!(mümkün degil ama!) baslamak istiyorum...

Öncelikle biz neler yapiyoruz bu aralar bir anlatayim!

Yine tatildeyiz,iki haftalik okul tatili,bir haftasi bitti bugün,güzel ve keyifli geciyordu düne kadar!

Dün aksam uzun zamandir hicbirsey yapamiyorum,lokumlu kurabiye yapayim dedim,yaptim, mutfaktan  ciktim,firini 15 dakika sonra kapatmam gerekiyordu,kizlarida uyardim,neyse tam zamaninda Zeynep kapatti,biraz bilgisayarin basina gectim,ben Zeynep è "  kizim firini hemen kapat " dedigim zaman Onur Batu dikmis kulaklarini!

Ablasi  mutfaktan cikinca,kasla göz arasinda girip yine! ocagi en yüksek isi olan 3 e getirmis!

 Onada görev vermem gerekiyordu ama yorgunluktan unutmustum,ablalarini kiskaniyor cünkü,ama genelde Ilayda`yi...

Evet arkadaslar kurabiyeler tamam ,daha tadina bakmadim ama onlara birsey olmadi,gayet güzeller!

Fakat aradan gecen yirmi dakika sonra gelen kokuyla anladim birsey yaniyor,hemen kostuk tabi yine göz gözü görmüyor,güzelim tencerem yanmisti!


Bunada sükür mutfak yanmadi,iki yil evvel mutfakta yangin cikarmisti Onur,yine ocagi acip gelerek!

Tabii biraz yanik kokusu var,bol bol kolonya döktüm,iki yildir bekleyen kolonya da böylelikle ise yaramis oldu,baska türlü o kötü koku gitmiyor!

Nazar oldu yine ama ben bunu anlatmayayim...(sonradan taslar yerine oturunca anliyorum!)

Gec yatiyoruz gec kalkiyoruz,bir kez West Bad (acik yüzme havuzu) a gittik,9 saat yüzdük,ben daha az,ama cocuklar upuuuzun kaydiraklardan kayip durdular,iki gün evde kaldik,ancak dinlendik!

Iki kez lunapark geldi evin yakinina oraya gittiler babalariyla...

Havalar manyadi 37 derece iken,nehir kiyisinda kendi kendimize piknik yaptik,güzeldi,iki kez dondurma keyfiyle bitirdik günümüzü!

Ve de hergün park olayi tabiki...

Dünde bahcede cocuklar oynadi baya bir carsi kurdular oyunlari icin,her ne hikmetse pek bi sesizdiler,ben bazen herseye  izin verince sanirim soka  giriyorlar!

bende ev isi yaptim biraz, ..

Iste böyle,ama moraller sifirin altinda bende,e niye derseniz,belki acilirim daha sonra!

Havalar hala güzel,cok sevindirici,bir adet domatesimiz ve de bir sürü biberlerimiz oldu,salataligi bekliyoruz, ilk kez yaptik bunu,saksilarda ama güzel bisi bu toprak isi...

Cocuklar hallerinden memnun, bugün evdeyiz,yarin cikariz herhalde,Carsamba Ilker geliyor!!!

Bakalim bu sefer kalacakmi,Ilayda ve Onur cok sevindiler,Zeynep`le de cok iyi anlasiyorlar,cok efendi akilli bir cocuk Ilker imiz!

Daha evvelki bir sürü postta adi gecer...

Gelelim MIM lere...

Sevgili Deep,söz verdim yazacagim ,lakin ben bu mimlere hic bir zaman zamanli cevap yazamadim,hergün post yazmak icimden gelmiyor,yorum yazmayi,okumayi daha cok seviyorum ben...

Yalniz ondan evvel gördügüm ve de yapmak istedigim mimi cevaplamak isterim izninizle!

  SIZ HIC?  MIMI!

Siz hic gercek Ask nedir bildinizmi? Evet.
 Siz hiç acı çektiniz mi? Natürlich! Yani tabiki...
 Siz insanların ta gözlerinin içine baktınız mı? Tabiki!
Siz hiç salıncakta sallanıp bulutları yakalamaya çalıştınız mı? Evet ara sira cocuklarin salincaginda!
Siz hiç ayağınız takılıp düştüğünüzde bayılana kadar güldünüz mü? Cok tabak canak kirarim ama cokta az düserim,düsersemde aglamam ama gülmemde,soguk biriyim galiba!
Siz hic parmak yarisi yaptinizmi? Hayir.
Siz hiç kafanızı su dolu bir kovaya koyup nefesinizi ne kadar tutabildiniz mi? Kücükken denemistim!
Siz hiç ruh çağırdınız mı? Evet lisedeyken tabiki bizde denedik ve de cok keyif aldik,Osmanli saraylarindan bir yasli amca gelmisti,görevini hatirlamiyorum,bircok kez deneyip sonra korkup biraktik,hic unutamam!
Siz hiç altın günü yaptınız mı? Bingo!
Siz hiç pamuk şeker yerken yüzünüze gözünüze bulaştırdınız mı? Eveeet!
Siz hiç gece yarısı uyanıp sevdiğiniz birinin nefesini dinlediniz mi? Gece yarisi uyanip müzik dinledigim coktur:))
Siz hiç saatlerce köpük banyosu yaptınız mı? Yapmadim valla!
Siz hiç çimlerin üzerinde çıplak ayak yürüme keyfini yaşadınız mı? Eveeet!
Siz hiç yağmur altında çılgınca koştunuz mu? Bunu kendimi bildim bileli yaparim cok ama cok severim! Bazen cocuklarida cikarip bahcede bu keyfi yasiyoruz...
Siz hiç bir günü hayıflanmadan geçirdiniz mi? Tabiki,güzel bisi ama ardindan bisi cikiyor hep:((
Siz hiç sesiniz kötü olsa da bir şarkıyı bağıra bağıra söylediniz mi? cok  kez...
Siz hiç kendi takımınız yense bile karşı takımı alay etmeden medenice tebrik ettiniz mi? Bunu geciyorum! Ama tebrik ederdim futbolu sevseydim!
Siz hiç yardımlaştınız mı? Tabiki...
Siz hiç saatlerce beklemenize rağmen acelesi olduğu her halinden belli birine yerinizi verdiniz mi? Vermisimdir,cünkü baska bir yerde banada verilecek diye düsünürüm,yaparim bunu...
Siz hiç etraf ne der demeden hiç rahatça hareket ettiniz mi?Almanya`da evet!
Siz hiç gönlünüzce yaşayabildiniz mi? Güzel bir soru,kismen evet...

 Eveeet bunu bitirdik,kisa kisada pek tatli olmuyor ama gecelim digerlerine!

Bir SORU MIMI!

“Twitter, facebook, tumblr gibi tüm sosyal medya kapansa… Son sözlerimiz/tavrımız ne olur?”

Bende en cok You Tube kapansaydi üzülürdüm,gerci  Almanya`da bu olmaz ama yinede üzülürdüm,
 Face te bir hesabim var ama aktif olamiyorum bir türlü! ,izlemek daha cok hosuma gidiyor...

 Bir SORU MIMI!

 Takipte olduğumuz, sayfasına bakmadan geçmediğimiz bloglar:

Sevgili Fraise Browni (ASLI) beni mimlemisti,ona söz verdim,simdi basliyorum...

2009 Nisan indan beri yaziyorum,ilk postuma gelen yorumla cok heyecanlanmistim,kardesim, "seni kim görecek abla " desede zamanla buralara kadar geldik hep beraber,cok seviyorum blogumu arkadaslarimi, yalniz olmadigimi bilmek cok güzel,bana en iyi arkadas maalesef sanal dünya oldu (Tabiki cok deger verdigim arkadaslarim da var,onlarin yeride apayri,iyiki varlar onlar!)

Cok fazla izledigim sayfa var ( 300 e yakin,hatta gecenlerde 300 ü gectide "artik izleyemezssiniz " ! bile dediler! ) 

,güncellenen herseye  bakamasamda ilgimi ceken seylere mutlaka girerim,yorum yaparim. 

Birde arkadasim dedigim sayfalar var,mesela ESEN,onu okumayi cok seviyorum,böyle espirili yazilara hastayim ben,kendim oldukca diplomatik ve saka yapamaz biri oldugumdan!

Yaptiklari da  icimi aciyor...

Sevgili Asyadan Esintiler, cok nefis yemekler ve tatlilar yapar,hic kacirmam onu...

Hanim Ignesi hergün yaziyor nerdeyse,onu okumakta hosuma gidiyor,birde Ahretligini!...

Demet var oda hep yazar,bakarim onada...
 

Nurlu hanim bakip gecmedigim sayfalardan!


Sevgili Canbogazdan yemek tarifleri veriyor ben onu tanimasamda cok seviyorum,blogunu güncellemesiyle daha cok görüsmüs oluyoruz,sanki arkadasiz gercekte!

Bilgen! her vidosunu izleyemiyorum ama onun dogalligini seviyorum!

Sevgili CEP AYNASI onun sayfasi muhtesem! Simdilerde  Stockholm yolcusu !

Sevgili DEEP! ,oda nerdeyse hergün post yaziyor,hepsini okuyup anlayamasamda blog dünyasina renk katip bizleri canli tutmaya calistigi icin cok tesekkür ediyoruz  kendisine...

Duru nun annesiyle dün tanistik,böyle sade ve icten bloggerleri daha cok seviyorum,bir sürü yorum yazdim dün aksam,cok gec oldu devam edemedim:))

Belguzar hanim yemek tariflerine baktigim bircok bloggerden sadece biri,tebrik ediyorum kendisini!

Sihirli Günce kendi halinde sirin mi sirin bir sayfa,onlari izlemeyi de seviyorum!

Sevgili Sezobigo ismini ögrenmeyi cok istedigim,uzun süredir takipte oldugum arkadasim!

Sevgili Aner aramiza yeni katildi ama epeyce yazistik,oda yurtdisinda oldugundan kendimi buldum yazilarinda,az cok tecrübelerimizi yazip birbirimizle kaynasmaya calisiyoruz...

Sevgili Coskunsel yine ismini ögrenmeyi cok arzu ettigim cici  bloggerlerden! Kendisi kisa ve öz yapiyor postlarini cok seviyorum!

Nilgün hanim cok severek takip ettigim bloggerlerden yine,hem sohbeti hem tarifleri ,görsellligi...

Sevgili Zeynep okadar güzel seyler hazirliyorki bayiliyorum!

ICIMDEN GELDIGI GIBI! harika bir blog, ilginc olan hersey ,bilgiler mevcut...

Sevgili AZRA görselligi ile basinizi döndüren bir sayfa!

Evciwomen! onuda blogunuda cok seviyorum!

Sevgiii! harika blog sahibi üc cocuklu arkadasim!

HAs Kumas yeni bebegi oldu!

Sevgili AYSE! Mutlaka girip okumalisiniz!

Oglak Kizlari yasadiklari yerleride tanitan her zaman girip bakilasi  cici blog sahibi.

Sevgili Bora Bilgin! her iki sayfasinida merakla takip ederim,gezi blogunda gezerim onunla,yasarim sanki!

burasida diger sayfasi!

Sevgili Narince yazilarini  ve tariflerini seviyorum!

Hamdi Usta usta tavuk yemekleri pisiren blogcu...

Refikanin Mutfagi  seviyorum kendini,müthis ilginc tariflerini!

Hatice Hanim, SEMAVER uzun zamandir yemek tarifleriyle Bloggerde...

Sevgili SARKAC !:)) Takipte oldugum blog sahibesi...

Sevgili Seyma onuda cok seviyorum,kendime yakin görüyorum,simdi Ankara`da yasiyor...

Nihal hanim la cok uzun zaman olmadi tanisali,harika bir blogu var,özellikle cocugu olanlar mutlaka girmeli!
Dördüncü Tekil Sahis  , 

yeni tanistigim seker bloggerlerden,severek takip ediyorum onu,blogunun ismi bana cok hos geliyor hep!

Sevtap! cok önceden tanidigim bir ara yok olan simdilerde ikizleriyle müthis oyunlar cikaran bcerikli annelerden!

Bak Bu Harika! sayfaya girdiginizde kendinizi yeni fikirlere odaklanmis bir sekilde bulacaksiniz...



Simdi bakiyorumda daha pek cok eklemem gereken Blogger  var ama ben daha fazla yazamayacagim,izledigim Alman bloggerler ve dekorasyonla ilgili sayfalarda pek cok!

Kendilerinden af dileyerek bu mimi de burda kapatiyorum! (cocuklar durmuyorlar:))

3 SORU MİMİ...

Aslinda Deep beni mimlememis ama ben bunuda yapmak istiyorum,biraz icimi dökerim belki!


1-Neden blog adın?

Maalesef eve internet dünyasi cok gec girdi,2006 yilinda. Ilk isim yemek tarifi aramak olmustu tabiki:)) Sonra " bengünün Mutfagi " diye bir sayfa acildi,bi baktim cok sevdigim seylerle tarifleride var,kendini tanitmis,yazilar yazmis,cok heyecanlandim, gercekmi diye düsünürken, Selin Caglayan`la karsilastim,öyle güzel yaziyorduki arkadas  olduk,hep yorum yazdik ona,tarifleride tutuyordu,bagimlisi oldum!

Zaman gectikce bende istemeye basladim ve bir gece Blogger yolunu tutup gecitlerden gecip sayfama ulastim,ismini cok düsünmedim,burclara merakliyim ve de Terazi burcundan insanlari kendimce özel olarak görüyorum, ben sadece icimi dökmek istiyordum,belki Türkiye`de yasasaydim baska birseyle cikabilirdim karsiniza,ama gurbette ancak konusabilirim,aglayabilirim ve haykirabilirdimm !


2- Hayat felsefeni belirleyen söz nedir?

Sadece dürüst olmak,kimsenin hakkini yememek diyebilirim...


3-Kendimle ilgili 3'ü doğru 4 şey? (hangisi yalan okuyan buluyor)

3 cocuk sahibiyim...
Kurabiye severim...
Güneslenmeyi hic sevmem!
Büyük bahceli bir evde yasiyorum...

Ilk aklima gelenler bunlardi,eh iste birisi yanlis:))

Buda tamam simdi,

KEDI MIMI!

Sira geldi Asli`nin diger Mimine,bunun icin sokaga cikip bir soru sormam gerekiyordu,bugün ciktik,pekcokta insan gördük ama ben unuttum maalesef,ama hemen yapip buraya ekleyecegim Aslicim,cok tesekkür ederim sana ...



Bu kedicigi ben cektim, izindeyken beni sessizligi ile korkutmustu,meger yemek yemeye gelmis!

 BIR ANI MIMI...

Jale hanim 

beni mimlediginde cok sevinmistim,hemen cevap yazamadim kusura bakmayin Jale hanim,lakin Nisanìn 10`u imis eklediginizde...

Aslinda o kadar cok varki,hafizam pek iyi olmasada yaslandigimizdan hemen eskilere gittim ben,taa ilkokullara!

Ilkokulumu,cevresini,tam karsidaki nerdeyse tüm Polat`li ya simit satisi yapan,o mis kokulu nefis simitciyi,aldigim " tadelle" cikolatasinin yarisini arkadasim Ayse`yle paylastigimi ve buna nedense annemin cok kizdigini! hic unutmuyorum!

O zaman  herkes cikolata alip yiyemezdi cevrede,zaten tek marka filandi,oda kalitesiz,o yüzden sanirim annem sadece benim yememi istedi galiba,tam nedenini soramadim,cok cekingendim ben kücükken!

Ve su cicegi cikardigimda okula gidemeyip  cok üzüldügümü ve aksama kadar pencerenin önünde oturdugum günü hic  umutmam,kareler tamam!

Güzel ve heyecanli pek cok sey yasadim,cok ilginc olaylar geldi basima kimse bilmez,ama artik pek olmuyorlar:((  Standart hayatim tam gaz devam etmekte,burda sanki zaman daha cabuk  akiyor...

Sanirim burda kessem iyi olacak!

Eveeet nihayet mim lerimi tamamladim, birazda gezinip uyuyacagim birazdan,keyifli bir gündü,takildik gönlümüzce,okul yokya gec yatiyor cocuklar...

Bazi dizler tatile girdi pek üzüldük!

Kalanlarla idare edecegiz,bizi avutan tek sey onlar,konu yok komsu yok kraba yok,SAP ! gibiyiz buralarda!

Yeniden görüsmek dilegiyle,

SERPIL.

(unuttugumu sanmayin nolur blog arkadaslarimin hepsini yazamadim diye ancak firsat bulabildim ve de ekledim, eklemeye devam edecegim!)














14 Mayıs 2014 Çarşamba

MADENCI!

 

 

 

Madenciler

Kara kuyular derindir
Burda kalır madenciler
Ücreti bir aferindir
Zehir solur madenciler

Bir de kara yüzleri var
Yaşamdan hayli uzak
Kömür gibi kadere bak
Bilmem n'olur madenciler

Grizu gelir uykuda
Nice canlar yuta yuta
Biz Cennet'te, o uykuda
Toptan ölür madenciler

Dile kolay kuyu dibi
Salınır gezer sağ gibi
Bin senelik maden gibi
Fosil olur madenciler

Yeryüzünde sevda güzel
Derinlerden selam eder
Bu dünyadan kömür gider
Duman gelir madenciler

Der Mahzuni kuyu dardır
Bize kolay o'na zordur
Bir onurlu teri vardır
Bunu bilir madenciler

Sair  ASIK MAHSUNI SERIF.

Allahim be ne güzel bir siir böyle,can nasil dayanir nasil sabreder,Allahim bol bol sabir ver yarabbim,yaralarini sar.

7 Mayıs 2014 Çarşamba

Biraz kafamiz dagilsin!

Sizleri üzmek istemiyorum cok!

Zaten bende yeterince perisan oldum, burda kimseye belli etmek istemiyorum ama iste paylasmadan da olmuyor bazi seyler!

Ilginize cok tesekkür ederim,sizlerde olmasaniz ne yapardim!

Birkac fotograf yayinlayip ardindan mim cevaplarimi yazacagim,tabii vakit kalirsa,bir saat vaktim var,Onur Batu oynuyor kendi basina ,beni cagirmadigi sürece burdayim,Ilayda`yi saat 11.00 de almaya gidecegim,bugün yagmurlu,ama biz yinede bisikletle gittik sabah!:))



Türkiye`ye gitmeden bir poz!Ücünü bir arada böyle neseli gördügümde hemen cekiyorum onlari!

Onur Batu`nun diken saclarina dikkat!



Yola cikmadan bir gün önce Zeynep Ilayda`ya yatarken, ucakta pencere kenarinda oturabilirmiyim Ilayda? diye sordu,bende yanindayim,Ilayda "Evet" dedi!

Fakat ucaga binip yerlerimize gecince basladi aglamaya,iki saat agladi,ona ablasina izin verdigini simdi neden agladigini ,aglamamasi gerektigini söyleyip durdum,Zeynep`te birakmiyor ki gecsin,sonra neyseki bi sekilde susturdum,hatta gülmeye bile basladi, inis aksam oldugu icin Ankara harika görünüyordu!

Onur dururmu oda basladi bende pencere kenari diye,neyseki ücü bir arada keyifle gecirdik iki saat kirkbes dakikayi!

Bunlarida Zeynep ve Ilayda cektiler!
















Sevgili Gelinimizin güzel kusagi ve cicegi,ve kardesimle yolda cektigim bir pozlari...!




Zeynep kuaförde,ikinci gün ,yine ayni yerdeyiz,sanki  cok memnun kaldikta ikinci günde gittik!





Türkiye boyunca sirf  hatira kalsin,gidince bakariz diye milleti ve cocuklarimi cektim durdum!

Tamam kiloluyum diye her fotografa girmiyorum ama insanin dogru dürüst bir fotografi olmazmi! bir tane dogru dürüst fotografim yok!

Yok yok varmis iste asagida,evde öylesine cekilmis bir poz,kim cekti bilmiyorum ama sanirim annem! eh fena degil,cok haif titremis sanki...

Iste böyle ´´áynadan filan,birde bi tane dügünde bi tane evde,o kadar!




Elbisede sadece burda net görünüyor,yani annemlerde,dügün fotograflari henüz elimize gecmedi! Bakalim oralarda nasil cikmisim! Yanimdaki kizi hic sormayin kim!!!

Sanki biraz ince mi cikmisim ne?:))

Evet evet bu yastan sonra manken olamayacagim ama bugün gazetede ne ögrendim?

Kadinlara yasak 16 sey,bunlarin icinde " kendini hor görmeyin!" gibi bir madde de vardi!


Fakat ellerine tutsturup cekin diye verdigim makinadan cok kötü resimler gelmeye devam ediyor ve de bu durum beni sinir etmeye basladi,cünkü makina azicik sallandimi bulaniyor,yeni bir  makina sart oldu,bakalim esim  ne diyecek bu kararima:)) henüz haberi yokta! he he!



Bu  yaramaz ve cirkin seyin daha güzel fotograflari var ama göstermesem daha iyi olacak:))




Burasi kina gecesi icin tutulan salon ama dügün salonundan cok daha giyimli ve güzeldi! Aslinda yeni yapmislar!



Bu saklanan oglumun üzerindeki ayni balon!O kocaman balonuda nasil farketmediler hala inanmasi güc!



23 Nisan sonrasi park keyfimiz! Havalar ilk gittigimizde soguktu ama sonra acti...




video


O kadar cok video yaptimki 23 nisan salonunda,bunlar sectiklerimden,hepsi harika oynadilar,özellikle büyük ablalar cok ritimlilerdi bana göre,ama 23 Nisan icin biraz büyük sayilirlar,birde ses ayarlari cok kötüydü,o kadar cok actilarki hic bisi anlasilmadi!:((









Parka gidilemeyince parki eve getirme fikri benden gelmisti ,ama kesinlikle tavsiye edemem! Baslarinda durup kontrol etmek iyi ama parktan bir kova kum tasima fikri olumsuz!

Fakat cocuklar bayiliyor,arada (babamiz evde yokken özellikle!) aciyorum,biraz oynuyorlar,kaldirip sakliyorum! Kumda sadece Ilayda ve Onur oynuyor...


Xylofonla üc kücük parca calabildigimi söylemismiydim?




Buda Ilayda`nin Fasching pozu,kendisi cok istedi bunu,hemsire oldu!


video


Dördümüzünde girirp cocuk sinemasinda izledigi " Mogli" filminden,ara ara cekmistim,Onur Batu izelemeyi cok seviyor bazen bu parcalari... Tavsiye ederim eger filmi gelirse sinemaya cocukla beraber sizde görün,gercekten süper bir yapim,hic eskimiyor,biz gelirse tekrar gidecegiz insallah!



Amcam. Yasi benzemesin kendisi rahmetli babama cok benziyor,dügün icin taa Fethiye`den kalkip geldi sagolsun,cocuklari cok seviyor,cocuklarda onu,kendisine Hüseyin dede diyoruz biz yillardir,henüz torunu yok cünkü:((

Seviyorum sizleri,

simdilik hosckalin

SERPIL.

(posta baslayali üc gün olunca düzeltmedim,saat suan iki!:))

30 Nisan 2014 Çarşamba

Biri bana birsey desin yardim etsin!!!

Yazmayim diyorum ama duramiyorum patlamak üzereyim!

Öncelikle kendime ,geldigimden beri yazip gönderemedigim bu post icin bir tebrik rica ediyorum,lakin kafamdan yazdimda yazdim günlerdir!

Evet 24 Nisan aksami biz döndük...

Cok kisa ama dolu dolu bir 12 gün Polatli`da idik...

Diger iki günü saymiyorum cünkü annemlere  varis oldukca uzun sürüyor nerdeyse bir günümüz rezillikle geciyor! (yükler beklemeler falan filan!)

Bu yil gece yarisi saat 1.30 gibi evde olmamiza ragmen ,ben ertesi günü hic bir sey yapamam dinlenirim saniyordum!

Lakin öyle olmadi,zaten ne desem tersi gerceklesiyor bu ara!

Ögleden sonra bi ara öylesine cikalim dediler annemler,olur yorgun degilim cikalim dedim,ama niyetimiz hemen dönmekti,yoldan geldikya,"bakin ben her an dönebilirim,cok kalamam disarda" filan cocuklari korkutuyorum bu arada!

Neyse bi ciktik,dügün icin ne lazim bize elbise ayakkabi kemer hepsini aldik ve geri döndük!

Olanlara inanamadim,cünkü ben o elbiseyi nasil bulurum,bulurum bulurum da nasil icine girerim diye korkmaktan beynim uyusmustu günlerdir!

Kiloda verememistim!

Girdigimiz dükkanda ki sevgili bayan (adi da Sevgi ydi zaten!) illa " bak bu elbise sana olur,kilolarini kapatir,gercekten harika bir denemelisin!" demesine ragmen kalkmadim,biraz halsizdim,ama annemde rice edince iyi ya  tamam dedim,bir giydim,elbise sanki benim icin dikilmis,günlerdir beni bekliyormus gibi !oldu!

Kizlarada birer elbise,hatta Zeynepè iki elbise aldik,sonra önümüzdeki ayakkabiciya daldik,ben yine hic birsey bulamam deyip karalari baglarken,kizlara bari alalim deyip ugrasirken adamin getirdigi ruganlar ayagima cukk oturunca sevincten deliye döndüm,onlarca dükkan gezip istedigim ayakkabilari bulamayinca burda hevesim kirilmisti ama gercekten aldigim hic bir ayakkabidan memnun kalmadim Avrupa da!

Berlin`de yasayan halamda hep izine gelince Türkiye`den alirdi,cogunu birakirdi ayagima olmuyor diye,bende de ayni durumdu,cok gicik burasi!

Neyse dügünümüzü yaptik,kina gecesi icinde yer tutmuslardi annemler,cok güzel bir salondu,cok begendik,üst üste iki gece vur patlasin cal oynasin  oldu,ama ben oynayamadim,annem zaten hic kalkmadi,babam olmadigi icin icimizden gelmedi!

Ama kiz tarafi muhtesem oynadilar,iyiki de öyle oldu,ikidebir yanima gelip," sen görümcesin,hadi " deyip durdular,sonlarda bir kez kuzenimle ve kardesimle söyle bir döndük,ama unutmusumda oynamayi,yoksa cok severim!

Dügün salonunda nerdeyse herkesi görmek,kucaklasmak cok güzeldi benim icin,zaten bekledigim ve istedigim biseydi...

kuzenlerin cogu gelememisti ama olsun...

Babaannem bile geldi,doksan yasina ragmen,ufacik kalmis artik iyice yaslanmisti,ama torunlarini hatirliyor hafiza süper!




benim cocuklarim onu kendi babaanneleri gibi seviyorlar ve simdide ona "süper Ayse babaaanne!" diyorlar!

Saclarima bakmayin,kuaförün azizligine ugradim,iki erkek kuaför biri iyi digeri becerisksizdi,bana denk gelen beceriksiz olani , insanin yüzüne bakmadan kafadan birseyler yapiyor birde sürekli ne istiyorsunuz diyordu,ben gec farkettim,zaten hic hoslanmam kuaföre gitmekten,sevmiyorum sacima birsey yapilmasini!

Yaptigi topuzu begenmeyince son anda acip böylece kaldi,herkes begendi bende begendim,zaten önemli olani  huzurdu benim icin!

Evet dügünde kem gözlerde  oldugunu farkettim,resmen hissettim bunu,yapacak bir sey yoktu o anda.

Cogu seyi hissettigimi,rüyalarimda gördügümü,tamamen kendi ic dünyama göre hareket ettigimi az cok cogu insan bilir cevremde,esim haric!

DÜGÜNÜ  sonlandirdik, fotograflar cektirdik,vedalastik derken yavas yavas salondan cikiyoruz,son anda dayim salon sahibine bir sey sordu ,annemde yanimizda cok kisa sürdü konusmamiz ve ciktik!

O gece de  o kadar soguktu ki sanki kar yagacak,tarih 19 Nisan 2014!

Biz hep beraberdik davetliler gidince,kardesim, esi cocugu,ben cocuklar,dayimlar falan...

Disari cikinca Zeynepìn ceketsiz ciktigini farkettim,hemen seslendim iki kere ,geldi ceketini aldi giydi,on bes yirmi metre sonra arabalara binecegiz ,herkes bir yerlere binmeye calisiyor,bende kardesimle konusuyorum,birsey lazimmi, kalacaklari ev soguktur filan derken,Onur Batu`yu soruyorum,herhalde arablardan birine binmistir diye düsünüyorum!

O araba da yok bu arabada yok! Yok!

Birde dolmusumuz vardi,kardesinim cok yakin arkadasinin,getirdi götürdü bizi sagolsun,sehir disindaki evimizede bir kac kez gittik onunla!

Annem bir ciglik,ben bir  donup kalma,dolmus gitmis,hemen aradik, YOK dediler!

Ordan "burda YOK!" sesi gelince ben iyice soka girdim,dondum kaldim,bir yandan da dönüyorum saga sola!

Herkes bir yana dagildi,aramaya koyuldu,ben kostum,yengem kostu,etraf zifiri karanlik,agaclar var,ariyoruz, ben tabi hemen polisi aradim!

karakolda hemen üst taraftaymis hemen geldiler,araca atladim armaya basladik,o kadar yavas ilerliyorki bu arada beni sakinlestirmeye calisiyorlar!

BENIM O AN KI DUYGULARIMI SADECE VE SADECE COCUGUNU KAYBETMIS OLAN ANNELER ANLAYABILIR!!!

Gözyaslarima engel olamiyorum,hala ve hala dayanilmayacak acilar cekiyorum!

Ben O nu kacirdilar alip götürdüler diye girdigim soktan ertesi günün aksamina kadar cikamadim!

Dünyam karardi ve o anda hersey bitti benim icin.

Dayimla yengem de gecen yil 22 Mayis`ta kizlarini kaybettiler.

Biz  bu güne kadar onlarain degil acisini paylasmak,anlamamisiz bile!

Ben bunu Onurù kaybettigimde  anladim ve de baska da birsey diyemiyorum!

O nasil sabretmektir öyle,dayanamiyorum diyor yengem,hala acisi icimde bitmiyor,dinmiyor diyor ve biz onu sadece dinliyoruz!

Suan onun acilarini hissetmekten ötürü oldukca muzdaribim...

Allah`tan yine ve yine sabirlar diliyorum onlar icin...

Ben polis aracinda daha bir sokak öte gitmemisken kardesim aradi! Bu arada polis  Anons yaptirdi,herkes duymus ben duymadim  aracta oldugum icin.

Oglum zaten usanmisti salonda, tam bitmesine yakin yinede yegenimle kosturdular hep!

Hic aglamadi ikiside usluydu...

Yorulmustu tabii...

Olay söyle olmus aslinda;

herkesle beraber cikmis,ablasi,yegenim,gelinimizin önünde,herkesin gözü önümde ama kimse farketmeden o dolmusa binmis!

Ben Zeynep`i ceketini giymesi icin cagirdigimda oda Onur à gel gitme bekle diyormus!

Ben duymadim tabiki,bir anda sanki O ``nu UNUTTUM!

Hatta ayni yastaki yegenim ona "Onur gel gitme!" diye bagirmis!

Onur normalde cok korkak bir cocuk,herkesten korkar,evde yalnizsak tek basina mutfaga gitmeye bile korkar!

Tanimadigi arabaya asla binmez ama dolmuscu abisini tanidigi icin oraya binmis,iki koltugun arasina gizlenmis ve üzerine de kocaman balonu koymus ve beklemis arac kalksin!

Anne filan aramamis,cünkü zaten yengem,yegenim,ve digerleri tanidikti!

Ilk ordami diye aradigimizda karanlikmis ve sadece " Onuur" diye seslenmisler, SES VERMEMIS!

Ikinci kez  kardesim aradiginda yok filan demisler,sonra birde isigi acip bakalim deyince,bismillah deyip onlarda soka girmis!

Ridvan yani dolmuscu cocuk "abla bu cocuk buraya nasil bindi ve biz görmedik,duymadik hala inanamiyorum,aklim almiyor diyor!

Kaybetme acisini kisa bir sürede olsa bana yasatmisti Allah!

Ve ben bu aciyi ömrüm boyunca asla va asla unutmayacagim!

Nasil tarif edilirki tarifi yok,kimse yasamasin nolur kimse bilmesin bunu!

Sabaha kadar evin icinde ordan oraya ugrastim durdum o gece,aslinda yalnizca düsünüyordum!

Oglumu kaybetseydim ben ne yapardim!

Düsündüm düsündüm isin icinden cikamadim,sabah oldu heryer aydinlandi,belim agrimaya baslayinca öylece uzandim,ertesi günde biraz hafiflemistim ama bendeki panik atak durumu gittikce cogalmaya basladi!

Buraya döndük birde ne duyayim!

 Hemen ilerdeki ilkokuldan üc cocuk kacirilmis!!!

Üstelik annesinin yaninda!

Kadin anneyi oyalarken bir digeri cocugu alip götürmüs!

Üc cocuktan sadece birini bulabilmisler,oda simdi hastanedeymis,cok fazla uyusturucu verdikleri icin komaya girmis!

Tüm bu olanlarin üstüne birde bunlari duyunca ne hale geldigimi tahmin bile edemezssiniz!

Ben bu tür olaylarin buralarda daha az yada hic olmadigini sanirdim,meger burda da cok fazla olay oluyormus fakat  POLIS  insanlar korkmasin diye medyaya yansitilmiyormus!

Bu olaydaki kücük kizda bir türk cocugu,annesini taniyan komsum anlatti dün sokakta,saclarini kesmisler kizin hemen o anda,üzerini degismisler,diger iki cocuktan sanirim hala haber yok!

Birde o anda karsi apartmanlardan birinde kadinin biri kacirilirken fotografini cekmis!

Organ mafyasiymis bunlar ve kimseyi yargilamak istemem ama bunlari yapanlar ne Alman ne de Türk!

Haberi esimden alinca oturup netten arastirayim ve neymis ne degilmis ögreneyim dedim.

Bir tek haber bulamadim!

Bu nasil is anlamadim!

Bir tek haber gecmezmi nette!

Sadece bir haber vardi,yada baska ülkelerden haberler,oda yine bebek kacirma olayi;

bildigim bir alisveris merkezinde,Türkiye`de sizler AVM diyorsunuz galiba,kadinin iki yasindaki cocugu cocuk arbasinda ,kadin baska bir yere kafasini cevirmisken bir de dönüyor ki araba yok!

Hemen alarma geciliyor ve kapilar tutuluyor!

Cocugu giyinme kabininde saclarinin yarisi tras edilmis ve baska bir kiyafet giydirilmis sekilde buluyorlar!

Daha üc kafta evvel ve tanidik bildik bir alanda!

SOKTAYIM!

Süpheli bulduklari iki kadini yakalamislar ama onlarmi degilmi yazmiyor,polis hic bir seyi aciklamiyor burda Tüprkiye`deki gibi degil.

Aslinda bir yandan iyi diyelim ama yinede dogru degil,insanlari uyarsaniza neden hic bir sey yokmus gibi duruyorsunuz orda,benim aklima gelmez okulun önünden cocugumun Allah korusun yanimda kacirilacagi!

Allahim ne büyük bir dert,Allah vermesin kimseye bunu yarabbim!

Evet geldigimden beri paronaya ya baglamis durumdayim!

kizlari kendi baslarina birseyler yapsinlar,öz güvenleri gelissin,sorumluluk alsinlar derken meger ne kadar hata ediyormusum!

peki bu cocuklar ne pyacaklar,nasil yalniz olacaklar,bundan sonra  asla!

Bugün yemegimizi cok erken yedik,ögle aksam arasi bir sey oldu,iyide oldu,saat bes gibi Zeynep aylik dergisini almak icin cikmak istedi,hayir dedim ona,bu saatten sonra cikamazssin!(gidecegi yer köseyi döndükten sonra elli metre ya var ya yok!)

Anne sende iyice abarttin bu olayi dedi bana,giderdin gidemezdin derken babasiyla ciktilar...

Ben öyle korkmusum öyle korkmusumki,eger okul kapsinin önünde olmazssam Ilayda`yi alip götürecekler saniyorum simdi!

Nasil atlatmaliyim bu durumu ne yapmaliyim inanin hic bilmiyorum,hic bir sey yokmus gibi davraniyorum ama icimde yanginlar cokten basladi sardi  her yanimi!

Birde evden kacirmalar var!

Daha bir iki ay evvel 9 yasindaki cocugu evinden alip götürdüler fakat cocuk bulundu,ama tedavi görüyor simdi,öyle kokrmuski nasil düzelsin!

Biliyorum HERSEYIMIZ ALLAH` A EMANET!

Ben galiba birilerini kinadim farkinda olmadan,o yüzden bu aciyi yasatti bana Allah!

Bilmiyorum...

Bildigim tek sey varsa artik hic bir seyin ama hic bir seyin önemli olmadigi...

Cocuklardan baska!

Daha dün gazetede okudugum haberlerden sonra artik, yakinda, böyle giderse kansere filan da yakalanirim ben,cok üzüldüm o kücük kiza, diger kacirilan cocuklara cok!...

Unutmusum yazmayi ama simdilerde kimi görsem potansiyel cocuk hirsizi gibi geliyor bana!

Bugün iki saatimiz parkta gecti,kim parkin icine dikkatli baksa bende onlara baktim,birsey hissetsem hemen polisi arayacagim ama sükürki birsey olmadi!